Bu blog en iyi Internet Explorer'da 1024 * 768 çözünürlükte görünür...

Fiestta

Gönderen Onur Süvarioğulları on 5/23/2009 10:38:00 ÖS yorum (8)

Kampüste eğlencenin yeni adı fiesstta.Türk telekom,TTnet ve Aveanın ortaklaşa başlatmış olduğu yeni bir organizasyon ile üniversitelerde şenliklere şenlik katmayı amaçlıyorlar.
Oyunlarla,müziklerle ve bi dolu hediye ile üniversite gençlerine çok güzel anlar yaşatan fiestta 2009 baharında tam 9 üniversiteyi ziyaret etmiş TTallstars,TTNET Dünyası,Avea Gençlik ateşi'nde,TTNET cANLI karaoke sahnesi gibi aktiviterle eğlenceli bir gün vaat ediyor öğrencilere.
23-24 mayıs tarihlerinde ise fiestta son üniversite ziyaretini izmir ege üniversitesine yapıyor ve tüm izmirlileri bu aktivitelere davet ediyor.Yalnız bu Fiesttada bir şey dikkatimi çekti.Ziyaret etmek için seçtiği üniversiteler sadece devlet üniversiteleri olmuş.Heralde belirledikleri segmentation bu gruba hitap ediyor.Çünkü ekonomik düzeyi yüksek olan insanlar genelde Avea yerine Turkcell'i tercih ediyorlar bu üniversite öğrencileri içinde geçerli tabi.Ama Türk telekom her kesime hitap ediyor.Bide ziyaret için doğudaki üniversiteleri hiç seçmemişler.Tabi bunuda gene ekonomik düzeye ve kültür farklılığına bağlayabiliriz.

Halk bankası 71. yaşını kutluyor

Gönderen Onur Süvarioğulları on 5/23/2009 09:44:00 ÖS yorum (0)

1993 yılında Mustafa Kemal Atatürkün esnaf ve sanayici için kolay ve ucuz kredi vermesi amacıyla kuralan banka şuanda 32.6 milyar tl aktif büyüklüğü ile türkiyenin 4. büyük bankasıdır.Şu günlerde 71. yılını kutlayan Halk bankası kurulma amacına yönelik ve yıldönümü dolayısı ile düşük faiz oranı ve uzun vade seçenekleriyle 20 bin TL'ye kadar kullandırılan Halk Günü Kredisi'ni hizmete sundu. Kredi komisyonsuz, masrafsız ve kefilsiz olarak kullandırılıyor.
Bu reklamıda Çok güzel bir reklam slogan ile Üreten Türkiyenin Bankası diyerekten duyuruyor.

GROUPE DANONE

Gönderen Onur Süvarioğulları on 5/23/2009 05:58:00 ÖS yorum (0)

Biz türk toplumu olarak markalaşmanın önemi anlayamadık yada beceremiyoruz.Dünyada türklerin bulduğu tek şey yoğurt olmasına rahmen büyük bir türk firması bunu dünyaya güzel bir şekilde pazarlayamıyor.



Dünyanın en büyük gıda gruplarından olan danone bunu çok güzel bir şekilde başarıyor.Geçenlerde haberlerde dikkatimi çekti.Danonenin sahibi 104 yaşındaki Daniel carasso vefat etmiş.5 kıtada ve 120'yi aşkın ülkede 150 fabrikasında toplam 76 bin çalışanı bulunan Groupe Danone'nin bu kadar büyük olduğunu bu haberle birlikte öğrendim.Geçen yılki cirosu 15.2 milyar euroymuş.Vaybe helal olsun adama dedim valla.
DANIEL NASIL DANONE OLDU?

Türkiye'de de yaygın olarak tüketilen Danone'nin hikayesi Selanik'ten İspanya'ya göç eden Carasso ailesine dayanıyor.
Bir doktor olan Isaac Carasso, 1919 yılında yoğurt üretimine başlayarak markanın temellerini atıyor. Markaya da oğlunun Daniel olan isminin Katalanca'daki karşılığı Danon ismini vermek istiyor. Ancak o tarihte Danon bir marka tescil edilmiş olduğu için sonuna -e harfini ekliyor ve böylece Danone doğuyor.

Ekonomik krizle birlikte Porsche dizel motorla tanıştı

Gönderen Onur Süvarioğulları on 5/23/2009 05:17:00 ÖS yorum (0)

Malumunuz ekonomik kriz dünyayı kasıp kavurdu.En çok alt ve orta kesimi etkiliyen bu ekonmik kriz üst kesimdeki halkıda tasaruf etmeye yöneltti.
Lüks spor otomobil markası Porsche, 2002' de radikal bir kararla SUV modeli Cayenne'nin satışına başlamıştı.Yüsek ve güçlü motor seçenekleriyle benzini adeta su gibi içen bu dev lüks arazi araçları ekonomik krizle birlikte porscheyi dizel motorla tanıştırdı.Özellikle Avrupa pazarlarında değişen ve dizel motorlu araçlara vergi teşvikleri getiren yasal düzenlemeler nedeniyle bu üretim kararını alan Porsche bu sayede, dizel teknolojisini kullanma konusunda yaratacağı yeni imkanlarla, binek otomobiller için modern dizel motorlar üreten dünyanın en büyük üreticisi Volkswagen Grubu içindeki önemini de artıracak.

KNORR YEMEKLERE LEZZET MUTFAĞINIZA DESTEK KAMPANYASI

Gönderen İlayda Güngör on 5/23/2009 12:10:00 ÖS yorum (0)

1826' da Carl Heinrich tarafından hazır gıdalara olan ihtiyacın artmasıyla birlikte temelleri atılan Knorr, hiç şüphesiz bugün hazır gıda denildiğinde akıllara gelen en önemli marka…

Hazır çorbaların ortaya çıkışında önemli adımlara imza atan Knorr kurulduğu ilk günden bu yana yaptığı yeniliklerle yemek yapımını pratikleştitiyor. Yemek yapımına harcanan zamanı önemli ölçüde azaltan firma her geçen gün ürün yelpazesini genişletiyor. Knorr sadece hazır çorbada değil aynı zamanda daha bir çok yemek çeşidinde oldukça iddialı. Örneğin; püre yapmak istiyorsak önce patatesleri haşlamamız daha sonra yapım aşamasında geçmemiz gerekir. Oysa Knorr' un hazır püre harcıyla püreniz 5 dk' da hazır! Sadece yemekler değil yemeklere lezzet katan çeşniler ve soslarda markanın iddialı ürün gruplarından...

Uzun yıllardır pratik yemeklere ihtiyacı olanların kalplerinde taht kuran Knorr, başarısına rağmen kampanyalardan hiç vazgeçmiyor. 20 mayıs-26 mayıs tarihleri arasında devam edecek olan yepyeni bir kampanyayla yine müşterilerinin karşısında!...

Her hafta devam edecek olan kampanyaya katılım oldukça basit. 6 lt ve 12 lt' lik et ve tavuk bulyonlardan çıkan şifreyi ister internetten Knorr' un resmi sitesinden, isterseniz mesaj veya arama yoluyla göndererek katılımınızı gerçkeleştirebilirsiniz.

Ödüller ise kısa mesaj yoluyla katılan her 5. kişiye 12 kontör/3 dakika ve her hafta 30, toplamda 300 kişiye 200 tl' lik kuru gıda paketi...

Mutfakları için Knorr' un vazgeçilmez olduğunu düşünenler bu kampanyayı kaçırmasınlar...

Gaziemir'e 200 milyon dolarlık alışveriş merkezi

Gönderen Onur Süvarioğulları on 5/23/2009 05:17:00 ÖÖ yorum (0)

Rönesans Alışveriş Merkezleri, Optimum konseptini Ankara, İstanbul ve Adana'dan sonra 200 milyon dolarlık yatırımla İzmir'e taşımaya karar verdi.Türkiye'nin en büyük alışveriş merkezini, "Optimum Outlet ve Eğlence Merkezi" adıyla Gaziemir'de kuracaklarını açıklayan Rönesans Alışveriş Merkezleri Yönetim Kurulu Başkanı Erman Ilıcak, ESBAŞ'ın karşısındaki merkezin inşaatına Ağustos ayında başlayıp 2009 yılının Kasım ayında tamamlayacaklarını açıkladı.

Faaliyete geçtikten sonra 2 bin 500 kişiye istihdam olanağı yaratacağını açıklayan Optimum İzmir'de 10 bin metrekaralik hipermarket, 5 bin 500 metrekarelik yapımarket, 8 salonlu sinema, fast food ve restoran, eğlence merkezi, buz pisti ve 2 bin araçlık otoparkı ile izmirlilerin eksikliğini hissesitiği böle bir eğlence ve alışveriş merkezini inşallah faliyete geçirecektir.Aslında gaziemirde kurulmasının en büyük nedenlerinden bitanesi arsanın ucuz ve izmir halkının çok kolay ulaşacabileceği biyer olmasıdır.Bu avantajları dilerimki gaziemir çok iyi bir şekilde kullanır.

Bir ADSL'e iki fatura devri sona erdi

Gönderen Onur Süvarioğulları on 5/23/2009 04:34:00 ÖÖ yorum (0)

Uzun süredir internet pazarında beklenen Yalın ADSL uygulaması için Rekabet Kurulu kararını verdi. Şimdi top, üç aylık sürede uygulamayı başlatması için süre verilen Türk Telekom'da. Yaz aylarında uygulanmaya başlanması beklenen Yalın ADSL ile artık internet hizmeti almak için sabit hat abonesi olmak ve çifte fatura ödemek gerekmeyecek. Sabit hat ücretinin kalkmasıyla da hizmet almanın maliyeti düşecek.

Geçenlerdede aşağımızda oturan 9eylül üniversitesinde okuyan gençler geldi kapımızı çaldı.Kapıyıda ben açtım.Merhaba dedi onur sizmisiniz acaba dedi.Evet benim dedim bende nerden biliyon benim ismimi dedim.Ya dedi kablosuz ağ bağlantısı taraması yapıyoz en yüksek onur isimli bağlantı çıkıyor dedi heralde sizin bağlantınız dedi.evet benimki dedim bende.Acaba sizin bağlantınıza ortak olup interneti sınırsız yapıp ücreti paylaşssak olur mu dedi.İlk başta kulağıma hoş geldi ama şimdi başıma dert almayım diye yok dedim ben öyle şeyleri sevmem dedim :) bak sokağın sonunda türk telekom şubesi var dedim ordan başvurunu yap dedim eski dönemlerdeki gibi 3-5 ay beklemessin 1 günde bağlantını açarlar dedim oda adsl yi bağlatmak için telefon hattı olması lazım dedi onuda bağlatmak istemiyoruz dedi.hmm onu bilemem bende dedim gitti sonra.Yani sonuç olarak telekom bir müşterisini kaybetti aslında.Yada ne bileyim yazlıkçıları düşünürsek.Kendimden yola çıkarsam gene.Yazımın 2 ayını yazlıkta geçirmeyi düşünüyorum bu süre zarfında adsl bağlatmak istiyorum fakat geçen sene adsl bağlatmak için sabit hat olması gerekmekteydi o yüzden pahalıya geliyo diye 2 ay internete girmeyivereyim bende dedim :) Ama eğer şimdi böyle bir uygulama bu yaz başlarsa eğer 2aylık için yazlığada bağlatmayı düşünürüm yani.
Sonuç olarak böyle bir uygulamayla pazar ciddi bir şekilde artacaktır bence.Hem bu şekildede dilerim internet ücretleri biraz düşer.Çünkü koyuyor adama dünyanın en pahalı interneti kullanmak.

Süper marketim TANSAŞ

Gönderen Onur Süvarioğulları on 5/23/2009 04:03:00 ÖÖ yorum (0)

Bu tansaşın pazarlama stratejilerine gerçekten bayılıyorum ya.Adamlar hakkaten işi biliyorlar.Türkiyede ev ihtiyaçlarını genelde kadınların yaptıklarını bildiklerinden adamlar onlara hitaben bi kampanya başlatıyorlar.Her 10tl lik alışverişinizde bir adet almış olduğunuz çıkartmaları biriktirerek pirişme kaplarını bedavaya getirebilme olanağını sağlıyorlar.Yani anlıcağınız kadınların can damarından giriyolar.Sonuçta bu kampanyayı erkeklere özel bir ürünle sunsalardı bundaki kadar bir verim elde edemezlerdi.
Kampanyayı sunma şekilleride süper yani.her 10tl lik alış veriş yaptığınızda bir adet çıkartma veriyolar size.Atıyorum mesala siz gittiniz 18tl lik bir alışveriş yaptığınızda kasiyer size bilerek efendim alışverişinizi 20tl ye tamamlamak istermisiniz eğer 20tl lik yaparsanız iki adet çıkartma vericem size diyerekten müşteriyi ihtiaycı olmadığı halde alışveriş yapmaya zorluyor. Yani adam babasının hayrından vermiyor size bu hediyeyi.Bu kampanyadan pyrex te hakkını alıyor aslında.Sonuçta oda bu yolda reklamını yapıyor güzel bir şekilde yada çıkartmasını tamamlayamayan müşteriye ücretle satılaraktan oda bu kriz ortamında yolunu buluyor aslında:)
Bide tanşaş kataloglarında güzel bir şey daha dikkatimi çekti.Kataloğun son sayfasında ev hanımları bildiği özel tarifleri bu sayfada paylaşıyorlar.Bi nebze etkinlik yaratmış aslında kataloğa.

TÜRKİYE'NİN İLK PARFÜMLÜ KREDİ KARTI

Gönderen Deniz Özden on 5/23/2009 04:00:00 ÖÖ yorum (0)

HSBC Advantage, kadın ve erkekler için özel tasarlanmış bir kredi kartı çıkardı, parfümlü kredi kartlarını piyasaya sundu. Türkiye'nin ilk parfümlü kredi kartları Advantage Rouge ve Advantage Black.

HSBC Advantage'in çıkardığı Türkiye'nin "ilk" parfümlü kredi kartları Advantage Rouge ve Advantage Black, HSBC Advantage'nin tüm özelliklerine sahipler ve ayrıca kadın ve erkeklere ilgi alanlarına göre farklı hizmet ve indirim avantajları sunacak.

Yeni kredi kartlarının tanıtımı dolayısıyla düzenlenen basın toplantısında konuşan HSBC Kart Yönetiminden Sorumlu Grup Başkanı Mehmet Sindel, Advantage Rouge ve Advantage Black ile kredi kartı pazarında fark yaratacaklarını söyledi. Firma yetkililerine göre kredi kartının sağladığı özel indirim, hizmet ve HSBC Advantage'nin bütün özelliklerine rağmen avantajı sağlayan asıl nokta, bu kredi kartlarının kokmaları.

Mehmet Sindel, "Rouge ve Black, görünümleri, özellikleri ve kokularıyla rekabetteki diğer ürünlerden farklı bir şekilde tasarlandı. Bu yeni ürünler alışveriş yapmayı seven, indirim ve kampanyaları takip eden, yeniliklerle ilgilenen kadınlara ve erkeklere, ilgi alanlarına göre farklı avantajlar sunarak öne çıkacaktır" diyerek bu kredi kartları ile alışveriş pazarına ilgi çekici bir giriş yaptıklarını belirtti.

Mehmet Sindel, ayrıca HSBC Advantage kredi kartı özelliklerinin tamamına sahip olan kredi kartlarından, mevcut HSBC Advantage Kredi kart müşterilerinin de faydalanabileceğini ifade etti. Mehmet Sindel, Advantage Rouge ve Advantage Black'ın, seçkin restoran, spor salonu ve mağazalarda özel indirimler sunacağını bildirdi.

Verilen bilgiye göre, isteğe göre belirlenebilen vanilya ve Hindistan Cevizi kokusuyla Advantage Rouge, kadınlar için astroloji danışmanlığı, New York/Milano outlet turu, stil danışmanlığı, diyestisyen ve yemek kursu hizmetlerinde indirim ve rezervasyon önceliği, kozmetik, mücevher ve giyim alışverişlerinde de özel indirimler sunacak.

Lavanta ve tütün kokusuyla erkekler için hazırlanan Advantage Black ise yelken/dalgıçlık, fotoğraf kursu, stil danışmanlığı hizmetleriyle birlikte, seçkin mağaza ve parfümerilerde özel indirimler sunacak.

HSBC Advantage, Advantage Rouge ve Advantage Black ile indirimlerde, kampanyalarda ve reklamlarda ne derecede ilgi çeker bilinmez, ancak kokulu olması sebebiyle ilgi çektiği bir gerçek.

MONEY CARD

Gönderen Onur Süvarioğulları on 5/23/2009 03:14:00 ÖÖ yorum (0)

Bu garanti bankasının yeni çıkardığı money kartı hepimiz yeni yeni duymaya başlamışızdır sanırım.Yenilikçi karakteriyle tanıdığımız garanti bankasının,boynerin çıkardığı fish carda çok benzemesine rağren tanıtımında ve reklamlarında sanki bu özelliklere sahip türkiyenin ilk kredi kartıymış gibi tanıtması biraz acayibime gitti.
Money karta baktığımızda neymiş efendim ürüne özel anında indirim kazandırıyormuş,hem bonus hem money kazandırıyormuş,yapılan alışverişinizde günün şanslı kişileri seçiliyormuş,ve eğer siz de bu şanslı kişilerden biri olursanız, Money Card alışverişinizi sizin yerinize ödüyormuş. Alışverişiniz bedavaya gelmiş oluyormuş filan.Bu saydığı özellikler zaten fish card'tada vardı.Fakat biri bunu Benetton, Beymen, Club Beymen, Boyner, Boyner Evde, Boyner Sports, Boyner Beaute, Divarese, Fabrika, Network, Que, Sisley, 012 mağzalarında uyguluyodu diğeri ise Migros,Tansaş, Şok,5M Migros ve Macrocenter mağazalarında uyguluyor.Hatta çıkardıkları kartla yeni müşteri çekme yöntemleri bile çok benzer birbirlerine.Biri moneyle tanışma hediyesi olarak 100 TL üzeri harcamalarınızda %25 indirim uyguluyor diğeri ise Fish Kartıyla birlikte tek seferde yapacağınız 300 TL ve üzerindeki tutarda tek ödeme veya taksitli işlemlerinizde Benetton, Beymen, Club Beymen, Boyner, Boyner Evde, Boyner Sports, Boyner Beaute, Divarese, Fabrika, Network, Que, Sisley, 012 mağazalarında 75tl lik hediye çeki kazandırıyordu.Üstelik boyner ekstıradan her hafta ve her ay çekilişle süpriz hediyeler kazandırıyor.
Ama tahmin ediyorum ki boyner karttan daha çok tutulcak bu kart çünkü Garanti Bankası gibi büyük bir banka tarafından piyasaya sürülen Money Card sonuçta Migros, Tansaş, Şok, 5M Migros, Macrocenter gibi müşteri potansiyeli yüksek lan yerlerde ayrıcalıklı olarak kullanılcak.

REKLAM ARTIK NET'TE

Gönderen Deniz Özden on 5/23/2009 03:04:00 ÖÖ yorum (1)

Reklamların artık yeni bir favorisi var "İNTERNET".

Hepimizin bildiği üzere her geçen gün internette dolaşan kişilerin sayısı artıyor. İstenilen ve düşünülen hedef kitle ile doğrudan iletişim kurması ve en önemlisi tamamen istatistiksel olarak ölçümlenebilir olması nedeniyle internet reklamı günümüzün en çok tercih edilen reklam alanı haline geldi.

Millward Brown tarafından yapılan ve MSN Türkiye'nin de desteklediği araştırmaya göre, internetin reklam için kullanımının artması ile 2010'da 200 milyon dolara ulaşacağı, bir başka deyişle, bugüne göre katlanarak artacağı tahmin ediliyor. Medya bütçelerinde internet reklamcılığın payının önümüzdeki yıllarda çok yüksek oranlarda artış göstereceği öngörülüyor. Bu araştırma; reklamverenlerin, Türk internet servis sağlayıcılarının ve medya planlama ajanslarının Türkiye'nin medya trendleri hakkındaki görüşlerini ortaya koydu.

Araştırma sonuçları online reklam, kampanya kısacası medya trendlerinin çok büyük bir hızla geliştiğini ve değiştiğini hatta online pazarlamanın diğer geleneksel medya pazarlama aktiviteleri arasında ikinci büyük penetrasyona sahip olduğunu gösteriyor. Reklam alanı olarak internet, sadece istenilen ve düşünülen hedef kitle ile doğrudan iletişim kurması ve tamamen istatistiksel olarak ölçümlenebilir olması açısından değil, aynı zamanda çok düşük maliyetli ve hızlı olması ie de yaratıcı fikirleri yansıtan çözümlerin sunulmasına imkan tanıyor.

Türkiye'de internet kullanımı dikkat çekici bir oranda artıyor. Türkiye'de internet kullanan kişilerin çoğunluğunun bu reklamları gördüklerinde ve dikkat çeken reklamlardaki ürünlerle ilgilendiklerinde firmalar amaçlarına ulaşmış oluyorlar.

Bir bakıma teknoloji çağına ayak uydurup, bir zamanlar radyo reklamlarından tv reklamlarına geçişten sonra, televizyondan da bugünün teknolojisine yani internete geçiş yapmak, firmalar açısından hem doğal, hem de çok yararlı bir hareket olsa gerek...

21 Mayıs dünya süt günü

Gönderen Onur Süvarioğulları on 5/23/2009 02:06:00 ÖÖ yorum (0)

Raflardaki sütün yüzde 80'inde süt tozu kullanıldığı şu günlerde 21 mayısta dünya süt gününü kutladık.Uluslararası Sütçülük Federasyonu'nun (IDF) 1956 yılında aldığı karar gereğince, 21 Mayıs günü, federasyona üye tüm ülkelerde "Dünya Süt Günü" olarak kutlanıyor. Türkiye'de de Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nın kararı uyarınca 1991'den bu yana 21 Mayıs, "Dünya Süt Günü"; 21 Mayıs'ı kapsayan hafta ise "Süt Haftası" olarak kutlanıyor.Günün amacı sağlıklı nesiller yetiştirilmesine yardımcı olmak,yurt içi talebini canlandırmak,her yaş grubunun süt içmesini sağlamak,süt ve mamüllernin satışını artırmak.Çünkü bir ülkenin ekonomik ve sosyal açıdan gelişebilmesi için fiziksel ve zihinsel niteliklere sahip olan sağlıklı bireylerden oluşması ile mümkündür.

Sütaşta bu amaca yönelik bu güne özel Karacabey Meslek yüksekokulu öğrencileri tarafından kurulan süt topluluğu aracılığıyla geçen yıl olduğu gibi bu yıl da Süt Haftası boyunca sürecek bir etkinlik başlattı.Sütaş tarafından desteklenen bu etkinlik sırasında Süt Topluluğu, Karacabey ilçe merkezindeki 10 ilköğretim okulu ile Karacabey köylerindeki 16 ilköğretim okulunda öğrenim gören 10 bin 543 öğrenciye süt ve süt ürünlerinin faydalarını anlatıp öğrencilere doğal süt dağıtıp reklamlarını güzel bir etkinlikle yapıyorlar.

DOST TEKNOLOJİLER

Gönderen Deniz Özden on 5/22/2009 11:33:00 ÖS yorum (0)

Vestel, “dost teknolojiler” konsepti ile yeni reklam kampanyasınıbaşlattı. Vestel ürünleri artik ailenin “koruyucu meleği” görevinde.

Hepimizin bildiği üzere Vestel, kısa sürede Türkiye’nin teknoloji devi oldu. “İleri teknoloji ile hayatı kolaylaştırma” çalışmalarını yeni reklam kampanyasıyla destekledi. Önce “teknolojide dönüşüm başlıyor” mesajı ile başlayan televizyon reklamları ve şimdi de Vestel ürünlerinin dev robotlara dönüştüğü ürün filmleri.

Vestel’in yeni reklam kampanyasıyla ilgili konuşan Vestel İletişim Müdürü Tuğba Saygıoğlu, “Her alanda yenilikçiliğe odaklanan bir kurum olarak, yeni dönem reklam stratejimizi tüketiciyle dost teknolojiler üzerine kurguladık. Yeni reklam filmlerimiz, prodüksiyonu, görsel zenginliği ve konsepti ile Vestel’in yenilikçi yüzünü farklı bir boyutta yansıtıyor” dedi.

Vestel, yeni reklam kampanyasında tüketiciye ulaşmanın yolunu insanüstü teknolojiye sahip olan bir makinenin kendisinden beklenmeyecek insani özellikler gösteren ürün robotuna dönüşmesi ile yakaladı. Teknolojileriyle, birlikte yaşadıkları ailelerin hayatını kolaylaştırmakla kalmayıp onlar için tam bir “koruyucu melek” olan Vestel ürün robotlarının maceraları üzerine kurgulanan yeni reklam filmi serisi, Vestel’in dost teknolojilerine dikkat çekiyor.

“Teknoloji ve sıcaklık mesajlarını biraraya getiriyoruz” diye konuşmasına devam eden Saygıoğlu, beyaz eşya ve elektronik sektöründe genellikle birbirini dışlayan kavramlar olarak kabul edilen teknoloji ve sıcaklığı biraraya getirdiklerini belirterek, “Yeni reklam filmlerimizde, ürünlerimizin teknolojik üstünlüklerine vurgu yaparken bir yandan da onlarla kurulan duygusal temasa dikkat çekiyoruz” dedi.

Bence, Vestel gibi bir teknoloji devinin, özellikle Türkiye markası olması gurur verici, teknolojilerini duygusal olan biz Türk halkına uygun bir şekilde olan duygusal reklamlarla birleştirmesi, ve tanıtması, Vestel için çok doğru bir pazarlama stratejisi.

ÖĞRENCİ NE YAPSA YERİDİR

Gönderen Deniz Özden on 5/22/2009 11:13:00 ÖS yorum (0)

Vestel'in alt kurumu olan Regal’in düzenlediği yarışması yaratıcı öğrencileri arıyor...

Regal'den yaratıcı öğrenci evi icatlarını yapan öğrencilere bir ev dolusu beyaz ve elektronik eşya...

Regal, günümüzde hepimizin bildiği ve gittikçe artan, günlük ihtiyaçlarını, kısıtlı imkanlarla çözebilen, öğrenci gençleri “Öğrenci Ne Yapsa Yeridir” yarışması ile ödüllendiriyor. Yarışma'ya katılım, pratik buluşlarını ve birbirinden matrak ev hallerini fotoğraflayıp www.ogrencineyapsayeridir.com sitesine gönderen her öğrencinin katılımına açık.

İcatlar, karikatürist ve tasarımcı İrfan Sayar, nam-ı diğer Porof. Zihni Sinir’in değerlendirecek ve yarışmada dereceye girenleri bir ev dolusu Regal ürünü, oylamaya katılan her 100. kişiyi Regal DVD Player bekliyor.

Regal, günlük yaşama yaratıcı ve eğlenceli çözümler getirerek, yaratıcı buluşlarla evlerindeki kısıtlı imkanları aşan gençleri “Öğrenci Ne Yapsa Yeridir” yarışmasına davet ediyor. Bildiğimiz gibi artık birer klasik olan ütüyle tost yapmak, elektrikli sobada sucuk kızartmak, su ısıtıcıda makarna haşlamak gibi pratik icatlar gibi yapılan yaratıcı icatları veya can sıkıntısından kurtaran eğlenceli fikirleri fotoğraflayıp www.OgrenciNeYapsaYeridir.com sitesine yükleyen herkes yarışmaya katılabiliyor. Üstelik sadece yarışmaya katılanlar değil, site ziyaretçilerinin de, yarışmacıları oylayarak DVD player kazanma şansı yakalayacağı bir yarışma olacak.

Dereceye giren yarışmacılar, hayatı kolaylaştıran Regal ürünleriyle ödüllendirilecek. En yaratıcı fikrin sahibi, LCD’den no-frost buzdolabına, fırından bulaşık makinesine, set üstü ocaktan elektrikli süpürgeye bir ev dolusu Regal ürününden oluşan büyük ödülü kucaklayacak. “En uçuk icat” ödülünün sahibi no-frost buzdolabı, fırın, çamaşır makinesi ve bulaşık makinesi, “en matrak ev hali” ödülünün sahibi ise 32 inç LCD, DVD Player, uydu alıcısı kazanacak. Ayrıca, siteye girerek yarışmadaki projelere oy veren her 100. kişi, Regal DVD Player kazanacak.

Zeka ve becerilerini ortaya koyarak eğlenceli buluşlar üreten ve kalıpların dışında düşünen gençler veya hala böyle matrak fikirler üretebilecek kadar kendini genç hissedenler 21 Haziran 2009 tarihine kadar www.ogrencineyapsayeridir.com sitesine icatlarını yükleyebilir. Yarışmaya katılmayıp oylama yapmak isteyen ya da sadece Türk gencinin yaratıcılığına şahit olmak isteyen herkes de, siteye girip ödül kazanma şansı yakalayabilir.

YARAMAZ BEBEK YARIŞMASI

Gönderen Deniz Özden on 5/22/2009 10:54:00 ÖS yorum (0)

AguAgu.com YARAMAZ BEBEKLER'ini seçiyor...

13 Mayıs 2009 ile 3 Haziran 2009 tarihleri arasında AguAgu.com'a girip yarışmaya katılabilirsiniz.

Katılma şartları bebeğinizin yaramazlık yaparken çekilmiş bir fotografı olmalı, bu fotoğrafta bebeğinizin poposu ve cinsel organları teşhir edilmemeli. İşte bu kadar basit, üstelik bu eğlenceli anların fotoğrafını yakalamakla kalmayıp ödüller de kazanabilirsiniz.

Katılımcılar tarafından seçilecek olan ilk 50 bebek arasinda firma yetkililerince belirlenecek en yaramaz 3 fotoğrafa sahip olan bebekler ödüllerin sahibi olacak. 1. Bebeğe Kodak EasyShare P720 Dijital Fotograf Çerçevesi 2. ve 3. Bebeğe Nivea Atta Çantası Seti. Çanta Seti'nin içinde bir adet çanta, bir adet pişik kremi, bir şişe bebek yağı, birer şişe saç ve vucut şampuanı, bir adet kremli sabun, bir paket hassas ciltler için temizleme mendili, bir paket kremli temizleme mendili ve hoş geldin bebek DVDsi.

Ödüllerin verilmesi için katılımcılardan istenilen diğer koşul ise ödül almaya hak kazanan katılımcıların bebek sayfalarının tümününü dolu olması, eğer dolu değil ise hediye hakkı bir sonraki yarışmacıya geçecek.

Bebeklerimizin kampanyalardaki ve reklamlardaki rol almalarından sonra, kendileri olduğu, yaramazlık halleri ile de yarışmalarda boy göstermelerini keyif ile takip edeceğim.

HER HAFTA 10 KİŞİYE 10.000 TL!!

Gönderen İlayda Güngör on 5/22/2009 02:24:00 ÖS yorum (0)

Sürekli olarak yaptığı kampanyalarla tanıdığımız Coca-Cola yine bir kampanyasıyla karşımızda.. Üstelik bu sefer ki kampanya alışık olduğumuz kampanyalara da benzemiyor. Bildiğiniz gibi genellikle kampanyalar dahilinde önceden belirlenmiş ödüller dağıtılır. Her ne kadar para verilerek alınan bir şey olmasa da kimi zaman kazanılan ödüller beğenilemeyebilir. Örneğin verilecek olan ödülün bir tıraş makinesi olduğunu düşünün. Eğer ki bu ödülü kazanan bir bayansa ve verebileceği bir kimse yoksa o zaman bu ödülü kazanmasının bir anlamı kalmayacaktır ve kazandığı ödülden dolayı da bir sevinç yaşayamayacaktır. Coca-Cola da yaptığı yeni kampanyayla birlikte belki bunları düşünerek belki de başka nedenlerden dolayı farklı bir ödül dağıtma yolu seçmiş ve ödül kazananların böyle bir duruma düşmeyeceğini garanti ediyor..



Garanti Bankası ile birlikte ortak yürütülen kampanya da dağıtılan ödül 10.000 TL yüklü Garanti Bonus Kart. Üstelik tek bir çekilişle veya sadece 1-2 kişiye de değil. Kampanya boyunca her hafta tam 10 kişiye 10.000 TL yüklü Garanti Bonus Kart dağıtılacak.

Peki bu ödülü nasıl mı kazanacaksınız??

İlk yapmanız gereken tabiki de bir markete gidip gümüş renkli kapaklı bir Coca-Cola almak. Daha sonra gümüş renkli kapağın altından çıkan kodu, adınızı, soyadınızı ve adresinizi yazarak 5505'e kısa mesaj gönderiyorsunuz ve çekilişe katılıyorsunuz. Kim bilir, belki de bu kez şans size gülecek ne dersiniz??

Ayrıca gümüş renkli kapakların altında milyonlarca 1 litre hediye Coca-Cola da sizleri bekliyor olacak.

Coca-Cola yaptığı yeni kampanyasıyla birlikte Coca-Cola sevenleri kendi sloganına uygun olarak epeyce mutlu edeceğe benziyor..

Coca-Cola, mutluluğa kapak aç...

CardFinans Nakit, Dünyada Bir İlk!!

Gönderen İlayda Güngör on 5/21/2009 08:59:00 ÖÖ yorum (0)

Bankacılık sektöründeki rekabetin hat safhaya ulaştığı şu günlerde bankalar, kullanıcıları kendi bankalarına çekmek için sürekli bir çaba içine girdiler. Sürekli olarak yapılan yeniliklerle, düzenlenen kampanyalarla ve çıkarılan yeni kartlarla birlikte bankalar kendi bankalarının kullanılmasını teşvik etmeye çalışmaktalar. Finansbank da bugünlerde dünyada bir ilki gerçekleştirerek yeni bir banka kartını kullanıcılarının beğenisine sundu.. CardFinans Nakit..



Finansbank çıkardığı bu kartla birlikte şimdiye kadar hiç görülmemiş bir banka kartına öncülük ediyor. CardFinans Nakit ne klasik bir bankamatik kartı ne de klasik bir kredi kartı. CardFinans Nakit için hem bir bankamatik kartı hem de bir kredi kartı denilebilir. Dünyanın taksit yapan ilk banka kartı olan CardFinans Nakit ile hem bir bankamatik kartıyla yapabileceğiniz bütün işlemleri yapabiliyorsunuz bunun yanında bir de alışverişlerinizi taksitli yapabilme imkanı buluyorsunuz. Minimum 2 maksimum 12 taksit yaptırabileceğiniz bu kart ile taksitli alışverişe açık tüm üye işyerlerinde yapacağınız alışverişi hesabınızdaki kullanılabilir bakiye ile yapabiliyorsunuz. Ödenmesi gereken taksit tutarı ana hesabınızdan harcama anında tahsil ediliyor. Ama madem bütün para anında hesabımdan çekiliyor, o zaman neden böyle bir kart kullanayım ki demeyin. Çünkü yaptığınız alışverişin bekleyen taksit tutarlarından hesap bakiyenizden karşılanan kısmı vadeli bir hesaba aktarılıyor ve toplam bekleyen taksit tutarı bakiyeniz üzerinden günlük faiz kazanma fırsatı buluyorsunuz. Bekleyen taksitlerinizin vadeli hesabınızdaki karşılıkları taksit tarihinde vadeli hesap bakiyenizden vadesiz hesabınıza aktarılıyor ve taksitin tahsilatı gerçekleştiriliyor. Geriye kalan bekleyen taksitlerinizin tutarı üzerindense faiz kazanmaya devam ediyorsunuz.


Hala ben bu kartı beğenmedim hesabımda para yoksa nasıl alışveriş yapacağım diyorsanız onun da çözümü var. CardFinans Nakit hesabınızda para olmasa dahi size taksitli alışveriş imkanı sunuyor. Ana hesabınıza tanımlı olan kredili mevduat hesabınızda limitiniz varsa alışverişlerinizde bu hesabınızdan da faydalanabiliyorsunuz. İlk taksit yine işlem anında tahsil ediliyor ve geriye kalan bekleyen taksit tutarı kredili mevduat hesabınıza aktarılıyor ve alışverişiniz gerçekleşiyor. Yalnız bu şekilde alışveriş yapmanın dezavantajları da var tabi. Alışveriş yaptığınızda kredili mevduat hesabınıza aktarılan bekleyen taksit tutarınız üzerinden bir faiz getirisi elde edemiyorsunuz ve bunun aksine kredili mevduat hesabınız kullanıldığı için bankaya bir faiz gideri ödemek durumunda kalıyorsunuz. Ama taksit tahsilat gününden önce hesabınıza para yatırırsanız ilgili taksit ana hesabınızdaki paradan tahsil ediliyor ve böylece kredili mevduat hesabınızı kullanmamış sayılabiliyorsunuz. Yani alışveriş anında hesabınızda para yok ise kredili mevduat hesabınızı kullanarak alışverişinizi gerçekleştiriyorsunuz ve daha sonra taksit tahsilat gününden önce hesabınıza para yatırarak bu şekilde yaptığınız alışverişi kredili mevduat hesabınızı kullanarak değil de sanki normal hesabınızı kullanarak yapmış gibi gözükebiliyorsunuz.
CardFinans Nakit’inizle elde edebileceğiniz bir avantaj da kredi çekebilme imkanı. Diyelim ki nakde sıkıştınız ve bir bankadan kredi çekmeyi düşünüyorsunuz, kredi çekmek için bir bankaya gidip kredi başvurusu yapmanıza ve kredi prosedürlerinden geçmenize gerek kalmıyor. CardFinans Nakit’inizle krediniz anında cebinizde.
CardFinans Nakit’i çok sevdiniz ve bir CardFinans Nakit’inizin olmasını mı istiyorsunuz?? Bunun için de bankaya gidip sıra beklemenize ve bir sürü işlemle uğraşmanıza gerek yok. Cep telefonunuzun kısa mesaj bölümüne NAKIT yazıp 2273’e göndererek CardFinans Nakit’inize sahip olabilirsiniz..

MAGNUM YİNE YAZI AÇIYOR...

Gönderen İlayda Güngör on 5/20/2009 11:34:00 ÖÖ yorum (0)

Nihayet havalar ısındı.. Yaz bile geldi desek hiç yalan olmaz.. Yaz denilince de ilk akla gelen şeylerden biri nedir denilirse?? O sıcak günlerde, güneşten kavrulurken, içimizi biraz olsun serinletmek istediğimizde çoğumuzun ilk başvurduğu şey tabiki de dondurmadır. Dondurma denilince de ilk akla gelen marka Algida.. Algida dondurma sektörünün en önde gelen ve en çok satış yapan firmalarından biridir. Ama her ne kadar Algida için bunlar söylenebilse de bu firma da reklamlarından ve kampanyalarından vazgeçmemektedir. Algida’nın en çok kampanya yaptığı dondurmanın da Magnum olduğunu söylemek yanlış olmaz. Yine yaz aylarının gelmesiyle de Algida, Magnum’la birlikte yeni bir kampanyayla yine karşımızda..


İlk olarak kampanyaya katılmak için
www.sadecemagnum.com adresine girerek kayıt olmak gerekiyor. Kayıt olduktan sonra ise adreste katılımcıları bekleyen ve her hafta yenilenen oyunlar bulunmakta. Bu oyunları oynayarak, siteye arkadaşlar davet edilip üye yapılarak ve satın alınan Magnum'lardan çıkan şifreler gönderilerek de puanlar kazanılabiliniyor. Magnum’lardan kazanılan puanlarsa ikiye ayrılmış. Normal boyuttaki Magnum’lardan 10 puan kazanılırken Magnum Double’lardan 15 puan kazanılmakta. Kazanılan bu puanlarla birlikte de yine sitede yer alan açık arttırma oyununa katılım gerçekleştirilebiliyor. Açık arttırma oyunu için her hafta yeni hediyeler belirleniyor ve bu hediyeleri kazanmak için istenen hediyeye puanlar yatırılarak açık arttırmaya katılım gerçekleştirilebiliniyor. Ayrıca Magnum'lardan çıkan şifreler gönderilerek çekilişlere de katılım gerçekleştiriliyor. Çekilişler 6 döneme ayrılmış ve çekilişler sonucu kazanılacak olan hediyeler ise, 1. dönemde 5 kişiye Philips marka 42” LCD TV, 2. dönemde 10 kişiye Play Station PSP Console ve 10 kişiye Play Station 3 Console 80 GB, 3. dönemde 10 kişiye iPhone 3G 8GB, 4. dönemde 5 kişiye MacBook C2 Laptop, 5. dönemde 5 kişiye Vakko Hediye Çeki ve 6. dönemde 10 kişiye Sony HDR-CX 105 Video Kamera ve 10 kişiye Sony DSC-T77 Fotoğraf Makinesi olarak belirlenmiş.

Çekilişler, oyunlar ve hediyeler dışında kampanyanın bir önemli noktası ise kampanya da Eva Mendes ile birlikte çalışılması. Oyunların oynandığı ve çekilişlere katılımın gerçekleştirildiği sitenin dizaynını Eva Mendes gerçekleştirmiş. Dünyanın en çekici kadını olan Eva Mendes'in sitenin dizaynını yapmış olması, sitenin ve kampanyanın çekiciliğini de hiç kuşkusuz arttıracaktır.
Algida ve Magnum her yaz olduğu gibi yine yeni bir kampanyayla yazı açıyor. Bu yaz diğer yazlardan farklı olarak ise sadece çekilişle katılım yerine işin içine biraz da eğlence katılmak istenmiş. Bu sıcak yaz günlerinde hem biraz içimi serinleteyim, hem bir çekilişe katılayım, hem de biraz eğleneyim diyorsanız bu kampanyayı kaçırmayın derim..

YEŞİL LASTİKLER

Gönderen Deniz Özden on 5/19/2009 05:55:00 ÖÖ yorum (0)

Michelin Lastikleri'nin düzenlediği yeni kampanyasının adı Yeşil Lastikler.

Kampanyadan yararlanmak ise çok basit, 15.05.2009 - 30.06.2009 tarihleri arasında Michelin Lastikleri'nin www.yesillastikler.com adresinde düzenlemiş olduğu kampanya kapsamında sitede yayınlanan "Yarışmada Ben de Varım" bölümüne tıklayarak, Michelin tarafından sorulan ve çok basit olan soruyu doğru yanıtlayanların katılım formunu doldurmaya hakları olacaktır, kampanya katılım formundaki ad soyad, doğum tarihi, e-posta, adres, telefon ve şehir bilgilerinin tümününün doğru ve eksiksiz olarak dolduran tüm katılımcılar internet üzerinden çekilişe katılım hakkı elde edecektir. Çekilişe katılan kişilerin, çekiliş sonunda mükemmel hediyeler kazanma şansları olacaktır.

Kampanyada kazanabileceğiniz ödüller ise şöyle 1 adet Sony Vaio VGN-NS21M/S Laptop, 1 adet Philips 32 PFL7603D/12¨ TV, 1 adet Apple I Phone 8 GB Black cep telefonu, 1 adet Sony Playstation 3 80 GB (1 Konsol ve 2 Oyun ile birlikte), 1 adet Mio Moov 200 3.5¨ 256MB TR MAP Navigasyon Cihazı, 20 adet Apple Shuffle 1 GB SILVER.

Çekiliş tarihi 15.07.2009 ve kazanan talihliler 20.07.2009 Pazartesi günü Star Gazetesi ve Michelin Lastikleri'nin www.yesillastikler.com internet sitesinde duyurulacak.

MONEY CARD, PARADAN SONRA EN BÜYÜK İCAT!

Gönderen Deniz Özden on 5/19/2009 05:23:00 ÖÖ yorum (0)

Nedir bu Money Card?

Money Card, Garanti Bankası'nın çıkardığı, sahiplerine hem bonus, hem money kazandıran ve bütün Bonus üye işyerlerinde bonus ayrıcalıkları tanıyan yepyeni bir kredi kartı.

Money Card ile Migros, Tansaş, Şok, 5M Migros, Macrocenter mağazalarından yapılan alışverişlerde, Money Card, diğer kredi kartlarına göre daha fazla kazandırıyor ve en önemlisi size özel fırsatlar sunuyor, money biriktiriyor, ürüne özel, anında indirim yapıyor.

Açıkçası bütün bu özellikleri ile tam bir alışveriş kartı Money Card.

Garanti Bankası'nın çıkardığı Money Card çok fazla imkan veriyor, kısacası sahibini düşünüyor, peki nasıl oluyorda diğer kartlara göre daha fazla kazandırıyor?

Öncelikle Money Card ile, Migros, Tansaş, Şok, 5M Migros, Macrocenter mağazalarında alışveriş yaptıkça money kazanıyorsunuz. Money'de Bonus gibi harcanabilen bir ek kazanç. Migros, Tansaş, Şok, 5M Migros, Macrocenter mağazalarından, Money Card ile aldığınız ürünlerde, o ürüne özel anında indirim kazanıyorsunuz. Money Card aynı zamanda bir Bonus kredi kartıdır. Yani bütün Bonus üye işyerlerinde Bonus'un tüm kampanyalarından, taksitli alışveriş ve ekstra bonus imkanından, faydalanabiliyorsunuz. Bütün Bonus ayrıcalıklarına Money Card ile sahip oluyorsunuz.

Kısacası Money Card ile yaptığınız alışverişlerde, hem çok özel imkanlardan yararlanıyorsunuz, ve ayrıca hem bonus hem de money kazanıyorsunuz.

Bence Money Card'ın sağladığı en hoş yenilik ise eğer bir Bonus Card sahibi iseniz süpriz bedava alışveriş kazanabiliyorsunuz! Migros, Tansaş, Şok, 5M Migros, Macrocenter mağazalarından yapılan alışverişlerde günün şanslı kişileri seçiliyor, ve eğer siz de bu şanslı kişilerden biri olursanız, Money Card alışverişinizi sizin yerinize ödüyor. Alışverişiniz bedavaya gelmiş oluyor, üstelik hiç bir limit ya da üst sınır yok.

Bakalım bu kadar iyi tanıtıma ve çok iyi bir pazarlama stratejisine sahip olan, Garanti Bankası gibi büyük bir banka tarafından piyasaya sürülen Money Card, alışveriş yapanların vazgeçemediği bir kredi kartı olabilecek mi!

BUCA-ŞİRİNYER

Gönderen Onur Süvarioğulları on 5/18/2009 12:07:00 ÖÖ yorum (0)

Bu yılın ilk döneminde öğrendiğimiz gibi herhangi bir şey size birşeyler ifade ediyosa eğer, bu bir üründür ve pazarlanabilir.Mesela;mallar,service,ideology ,insanlar,yer,olay,organizasyon...
Bugün ise sizlere bu bloğumda yer pazarlanabilinirliğinden bahsetmek istiyorum.Konum ise izmirin buca-şirinyer semti.Şirinyerde yaklaşık 20yıldan beri yaşamama rağmen buca-şirinyer ayrımını yapmakta ben bile zorlanıyorum :)) Ama genede izmirlilere şirinyer yada buca dediğinizde kafasında aynı şey şekilleniyordur,eğer şirinyere hayatında bir kaç kere gelmişse :) Hayatında bir kaç kere diyorum çünkü eğer şirinyerde yada bucada yaşamıyorsanız yada herhangi bir nedenden dolayı bucaya yada şirinyere işiniz düşmüyorsa şirinyer hakkında herhangi bir bilgiye sahip olamassınız.Bucanın komşu illere ve ilçelere direk geçiş yol bağlantısı olmadığı için buca çıkmaz sokak görünümdedir.Ve buca güzel bir şekilde pazarlanamamaktadır.Buca sanki otel ilçe konumunda gibidir çünkü insanlar çalıştıkları için sadece akşamları yatmaya geliyorlar :))Balçovaya baktığımızda bucayla kıyaslanamayacak kadar gelişmiştir.Buca sanki köy gibi kalmıştır yanında.Alışveriş merkezleri,otelleri,teleferik balçovaya çok değer katmaktadır.Yada bir bornavaya baktığımızda forum bornava alışveriş merkezi ilçeye değer katmaktadır.Ve bu iki ilçenin şehirler arası yol bağlantıları olduğu için daha çok tanınmakta ve gelişmektedir.Bundan dolayı bu iki ilçe kendini güzel bir şekilde pazarlayabilmektedir.Bucaya geldiğimizde ise bucayı tanıtan ancak bir kaç şey vardır.Bunlardan bazıları hipodrom,9eylül üniversitesi,geçen yıllarda yapılan dünyanın en büyük 2. heykeli olan mevlana,yedi göller ve buca gölettir.Ama bunlar bucayı tanımak ve pazarlamak için yeterli değildir.Daha yapılabilecek çok şey vardır.En başta şehir merkezinde olan buca cezaevini kaldırıp büyük bir alışveriş merkezi kurulursa bucaya önemli derecede değer kazandıracağına inanıyorum.Buda bucayı daha iyi pazarlayabilmek açısından önemli bir başlangıç olur.

En komik öğrenci halini fotoğrafla, ödülü kap!

Gönderen Onur Süvarioğulları on 5/17/2009 10:00:00 ÖS yorum (0)


Nokia'nın üniversite öğrencileri için başlattığı yeni bir yarışmayla öğrencilerin en komik hallerini fotoraflamaya çağırıyor.Üniversitelerin bahar şenliklerinde düzenlenen bu etkinlikle şenliklere ayrı bir bir renk katmak amaçlanıyor.Facebook üzerinden düzenlenen ‘N Komik Öğrenci Halleri Fotoğraf Yarışması ilk başta itü başlamış;Mayıs ve Haziran ayları boyunca Boğaziçi, Bahçeşehir, Koç, Mimar Sinan, Marmara, Sabancı, Yeditepe, Kadir Has, Işık ve Galatasaray Üniversiteleri’nde devam edecektir.Ayrıca Üniversitelerin bahar şenlikleri zamanında renkli aktiviteler yaparak öğrencilerin şenliklerde hoş vakit geçirmelerini amaçlamaktadırlar.
‘N Komik Öğrenci Halleri Fotoğraf Yarışması’nın birincisine Nokia 5800 XpressMusic cep telefonu, ikincisine 100 TL değerinde D&R hediye çeki, üçüncüye ise 50 TL değerinde D&R hediye çeki veriliyor.
Nokianın bu yarışmayla ve etkinliklerle üniversite geçliğine ne kadar önem verdiğini görmekteyiz.Nokia küçük bir bütçeyle istanbuldaki üniverlerde reklamını etkili bir şekilde yapmaktadır fakat neden sadece istanbuldaki üniversitelerle sınırlı kaldığını anlayamadım Sonuçta Türkiye genelinde bir etkinlik olsaydı adından daha çok söz ettirebilirdi.

EGE PARK BALÇOVA...

Gönderen Deniz Özden on 5/17/2009 07:42:00 ÖS yorum (0)

Ege Park Alışveriş Merkezi İzmir'de 2. büyük projesini hayata geçiriyor.

2005 yılında EGS Park Mavişehir'i satın alarak adını Ege Park Mavişehir olarak değiştiren Ege Park simdi de Balçova'da büyük bir gökdelen kurmaya hazırlanıyor ve oldukça iddalı görünüyorlar.

Ege Park Balçova İzmir'in en büyük ve en görkemli tek alışveriş merkezi olmaya hazırlanıyor. Ege Park Balçova 40 ofis ve 110 mağazanın yer alacağı 3 katlı alışveriş merkezinden oluşacak olan toplamda 23 katlı dev bir proje. Migros, AFM Sinemaları gibi birçok ünlü markaların mağazaları ve bankalar yer alacak. Şirket yetkileri sadece alışveriş merkezi değil, aynı zamanda bir eğlence, yaşam alanı oluşturduklarını belirtti.

Ege Park Balçova'nın otoparkı da oldukça büyük olacak. Yaklaşık bin araç kapasitesine sahip olacağı Ege Park yetkilileri tarafından açıklandı.

Ege Park Alışveriş Merkezi, Balçova'da iki başarılı alışveriş merkezi olan Agora ve Kipa için de yeni ve iddalı bir rakip olacak. Bu iki alışveriş merkezinin ne kadar müşteri kaybedeceği, ön plana çıkmak için nasıl kampanyalara başvuracaklarını Ege Park Balçova açıldığında hep birlikte göreceğiz.

Bir İzmirli olarak ve özellikle alışveriş tutkunlarından sadece bir tanesi olarak Ege Park Balçova'nın açılacağı günü sabırsızlıkla bekliyorum...

DONDURULMUŞ GIDALAR

Gönderen Onur Süvarioğulları on 5/17/2009 07:25:00 ÖS yorum (0)

21 yüzyılda technologynin gelişmesiyle birlikte insanların yaşam koşullarıda değişmiştir.bu sebeple insanlar işlerinde daha çok mesai yaparak kendilerine yeterli vakiti ayıramamaktadırlar.ülkemizde de her bireyin oldugu gibi bayanlarda çeşitli alanlarda iş hayatına girmeye başlamışlardır.Bunun sebebinde iş hayatınınnın getirmiş oldugu yorgunluktan dolayı ve iş hayatının yoğun olmasından dolayı bayanlar evlerinde yemek yapmak için yeterli zamana sahip değillerdir.Bu koşullardan dolayı bayanlar dondurulmuş yiyeceklere yeniden yönelmişlerdir.Avrupa 50yıla yakın süredir yaygın olarak kullandığı dondurulmuş gıdayı türkiye 1990'lı yıllarda tanışmıştır.Başlangıçta Türk tüketicisinden de ciddi bir talep gören dondurulmuş gıda ürünleri pazarı hızla büyüdü.Tabi bu büyüme '0'dan başlayan bir büyüme olduğu için göz boyayıcıydı.2000'li yıllarda gelindiğinde ise bu ritmin reklamların düşmesiyle birlikte azalmıştır ve insanlar unutmaya başlamışlardır.Bir Midyeye,lahmacuna,kebaba baktığımızda bunların reklamlarını yapmasanız dahi türk halkı bu yiyecekleri unutmazlar ve almaya devam ederler ama dondurulmuş gıdaya baktığımızda sonuçta avrupanın çıkardığı bir şey olduğundan reklamlarını kestiğiniz zaman kolay bir şekilde unutulabiliyor.Örnek olarak dardanel tonu verebiliriz.Zamanında çok iyi satışlar elde eden dardanel ton reklamları kesmesiyle birlikte marka unutulmaya yüz tutmuştur.

Son bir kaç yıldır belli bir yere gelerek büyüme süreci azalan bu küçük sektörde yine de son dönemlerde dikkat çeken hareketlenmeler var.Örneğin Türkiye'nin önde gelen gıda devi ülker'in süper fresh markası ile sektörde önemli pazar payına sahip olan kerevitaş'ı satın alması,yatırımcıların bu alana olan ilgisini yeniden çekmiştir.Özgörkeyin yaratmış olduğu Feast,geçtiğimiz haftalarda türkiye pazarına yeni giren iglo.pazara yeni bir hareketlilik kazandıracak ve dondurulmuş gıdanın yıldızı yeniden parlayacak gibi gözüküyor.

adL Hayalini Gerçek Yapıyor!

Gönderen İlayda Güngör on 5/16/2009 10:02:00 ÖS yorum (0)


Rekabetin çok yoğun yaşandığı hazır giyim sektörü yerli yabancı bir çok firmayı bünyesinde bulunduruyor. Daha çok yabancı şirketlerin ön planda olduğu sektörde aradan sıyrılmak Türk tedarikçiler için bir hayli zor olsa gerek.
Ürünlerindeki yoğun emek, farklı tasarım, uygun fiyat gibi kriterlerle rakiplerinden sıyrılan Adil Işık; Türkiye' de başarıyı yakalamış yerli hazır giyim tedarikçilerinden biri...
Tamamı yerli üretim olan ürünleriyle Türkiye için önemli bir istihdam yaratan firma burda olduğu kadar yurtdışında da popüler olmayı başarmış. Türkiye' de 65, yurtdışında ise 50 mağazası var.
Türk tekstil sektörünün önemli temsilcilerinden Adil Işık şimdilerde gençlerin yeni gözdesi olmaya aday. Zengin koleksiyonu, uygun fiyatlarıyla firma gençlerin de ilgisini fazlasıyla çekmeyi başardı. Bu başarısını taçlandırmak isteyen Adil Işık genç kızlara yönelik ilginç bir kampanyayla karşımızda!..
Özellikle genç kızlar için oldukça önem taşıyan mezuniyet baloları ve uzun uğraşlar sonucunda bulduğumuz, bulana kadar o mağaza senin bu mağaza benim dolaştığımız mezuniyet kıyafetleri bu kampanyanın ana konusunu oluşturuyor. "Mezuniyet balosunun en güzel kızı benim" sloganıyla genç kızlara seslenen firma internet üzerinden kampanyayı yürütüyor. Kampanyaya katılmak için adl.com.tr adresine girmek ve sisteme üye olmak gerekiyor. Yüklenilen bir resimle oylamaya katılınıyor. İstenildiği takdirde 2 tane daha resim yüklenerek şansı arttırmak mümkün. Alınacak oylar sonucunda en yüksek oy toplayan ilk 5 kişiye Adil Işık hayallerindeki kıyafeti yaratıyor.
Mağazalardan temin edilebilen katalogların küçük bir bölümünde yer alan kampanya ayrıntıları bunlarla sınırlı.
Yaklaşık 1000 resmin yer aldığı yarışmaya katılım azımsanamayacak kadar iyi. Sizde hayallerinizdeki kıyafete ulaşmak istiyorsanız elinizi çabuk tutun...

"BENİM İÇİN EFES..." DİYENLER KAZANIYOR!

Gönderen Deniz Özden on 5/16/2009 08:36:00 ÖS yorum (0)

Efes pilsen 40.yılını süper organizasyonlar ile kutluyor, üstelik bir de bol ödüllü kampanyası var...

Efes Pilsen bu 40 yıl içinde 6 kez logo değiştirdi, ve en son anahtar bir cümle ile 40. yılını süsledi, "40 yıldır Bira bu kapağın altında".

Gelelim Efes Pilsen'in 40. yıl kampanyasına. "Benim için Efes..." kampanyasını TV, gazete, sinema ve internet gibi alanlarda yayınlanan reklamlarda görebilirsiniz.

Kampanyaya katılmak ise çok basit, www.BenimicinEfes.com'a girip, isterseniz yazı ekleyerek, isterseniz resim ekleyerek, isterseniz de video ekleyerek Efes Pilsen'in sizin için ne anlama geldiğini paylaşıyorsunuz, isterseniz de Efes ile 40 Yıl'a yorum ekleyerek kendi görüşlerinizle ve düşüncelerinizle Efes Pilsen'in 40 yılını anlatıyorsunuz.

Bu katılımlar ile birbirinden güzel hediyeler kazanma şansı yakalıyorsunuz.

"Benim için Efes..." diyerek yazı,resim veya video ekleyip en fazla beğenilen katılımcıya Efes Pilsen'in Moskova fabrikasına gezi ve Moskova'da 3 gün konaklama! "Benim için Efes..." diyerek yazı,resim veya video ekleyip en fazla beğenilen 2., 3., 4., 5. ve 6. katılımcılara Efes Pilsen'in İstanbul fabrikasına gezi, bira eğitimi ve pastorize olmamış taze bira içme şansı! Efes ile 40 Yıl'a yorum ekleyen her 20. kişiye Efes Pilsen özel kapak açacağı! Her Pazartesi "Benim için Efes..." diyerek yazı, resim veya video ekleyen ilk 5 kişi Etkinlikler'de yer alan Organizasyonlardan birine davetiye!

Efes Pilsen birçok ürünü ve kampanyası ile şu zamana kadar ilgi çekmeyi başardı. Efes Pilsen'in 40. yılına özel olan "Benim için Efes..." kampanyasının ne kadar ilgi çekeceğini ise ilerleyen günlerde göreceğiz...

VERONELLİ'Yİ ANLAT, ÖDÜLLERİ KAZAN

Gönderen İlayda Güngör on 5/16/2009 12:07:00 ÖÖ yorum (0)

Bazen hanımların zor anlarında en kolay ve en çabuk şekilde hazırlayabilecekleri bir yemek, çoğu zaman da öğrencilerin ilk sırada gelen yemeği.. Tahmin etmek pek zor değil gibi değil mi?? Tabiki de makarna.. Ve Veronelli Makarna..
Pek duyulmuş bir marka değil, çoğu kişinin de bildiğini zannetmiyorum. Peki ya Nuh’un Ankara Makarnası denildiğinde, onu da bilmeyen yoktur işte. Veronelli de Nuh’un Ankara’nın “Avrupa mutfağına bir Türk armağanı” sloganıyla ve Avrupa pazarına açılmak amacıyla çıkardığı bir marka. Tabi Nuh’un Ankara ismiyle açılmakla Veronelli ismiyle açılmak arasında fark var. Avrupai bir isim seçilip bir de ambalaj üzerinde değişiklikler yapılınca bambaşka bir ürün çıkmış ortaya.. Ama bugünlerde başlatılan bir yarışma ile markanın sadece Avrupa için çıkarılmadığı, Türkiye’de de Veronelli isminin duyurulmaya çalışıldığı belli oluyor.




Veronelli’yi anlat, yeteneğini göster, olağanüstü ödülleri kazan..
5 Mayıs – 5 Eylül 2009 tarihleri arasında başvuruların alınacağı yarışmaya isteyenler çekecekleri bir video ile, isteyenler kaydedecekleri bir ses dosyası ile, isteyenler yapacakları bir ürün tasarımı ile, isteyenler ise çekecekleri bir fotoğraf yapacakları bir resim veya bir çizim ile katılabilecekler. Yarışmanın değerlendirilmesi ise 3 kategoride yapılacak. Yarışmaya katılanlar “Mutlu Kadınlar”, “Üniversiteli Makarnacılar” ve “Liseli Makarnacılar” olmak üzere 3 kategoride değerlendirilerek ödülleri verilecek. Mutlu Kadınlar kategorisinde birinciye çamaşır ve bulaşık makinesi, ikinciye Antalya Belek’te beş yıldızlı bir otelde her şey dahil 3 gece 4 gün iki kişilik tatil ve üçüncüye 84 parça yemek takımı, Üniversiteli Makarnacılar kategorisinde birinciye Avrupa’nın herhangi bir şehrinde 5 günlük iki kişilik tatil, ikinciye Antalya Belek’te beş yıldızlı bir otelde her şey dahil 3 gece 4 gün iki kişilik tatil ve üçüncüye DVD player, ayrıca 50 üniversiteliye 200’er kontör, Liseli Makarnacılar kategorisinde ise birinciye bir dizüstü bilgisayar, ikinciye Antalya Belek’te beş yıldızlı bir otelde her şey dahil 3 gece 4 gün iki kişilik tatil ve üçüncüye 1000 kontör, ayrıca 50 liseliye 200’er kontör ödülleri dağıtılacak. Yarışmanın kategorilerine bakıldığında firmanın her yaştan tüketiciye hitap etmeye çalıştığı ve büyük bir tüketici kitlesi elde etmek istediği görülebiliyor.
Böyle bir yarışmayla, dağıtılacak olan bu ödüllerle ve yapılacak biraz da reklamla en azından yarışma bitene kadar firmanın amaçlarına ulaşması pek de zor gözükmüyor..

Amerikan Teknoloji Devi "Best Buy" Ekim'de Türkiye'de

Gönderen İlayda Güngör on 5/12/2009 04:06:00 ÖS yorum (0)


Teknoloji, elektronik, cep telefonları, bilgisayarlar, elektronik ev eşyaları..
Onlar olmadan hayatımız nasıl olurdu hiç düşündünüz mü?? Hayatımızı böylesine kolaylaştıran eşyalarımızın elimizin altında olmadığını bir düşünün.. Ne kadar da zor ve çekilmez olurdu değil mi??
Ama bu eşyaların hayatımızdan çıktığını düşünmeyi bırakın, onlara ulaşmak, yenilerinden haberdar olmak ve yenilerine ulaşmak artık o kadar kolay ki..
Elektronik süpermarketleri..
Sanki normal bir markete gidip eviniz için yiyecek içecek alışverişi yapar gibi her türlü elektronik eşya ihtiyaçlarınızı da bir elektronik süpermarketine giderek, her türlü ihtiyacınızı bir arada görerek ve o mağazadan o mağazaya dolaşmaya ihtiyaç duymadan kolayca giderebilmeniz mümkün. Ülkemizde de gelişen ve gelişmeye devam eden bu sektöre, bu süpermarketlere olan talep sürekli arttığı gibi, sektörün arzı da aynı talebi gibi sürekli artmakta. Faaliyette olan Teknosa, Vatan Computer, Bimeks ve Gold gibi Türk firmalarının yanı sıra son yıllarda İngiliz Darty ve Electro World ve Alman Media Markt gibi Avrupalı firmalar da ülkemizde faaliyete başladı ve mağaza sayılarını da sürekli olarak arttırmaktalar. Ayrıca bu firmalar ilk mağazalarının açılışlarında, yeni mağazalarının açılışlarında ve Türkiye’de faaliyete başlamalarının yıldönümlerinde yaptıkları kampanyalarla ve promosyonlarla dikkatleri üzerlerine çekmekteler. Ülkemizdeki bu pazar Avrupalı firmaların dikkatini bu kadar çekmişken Amerikalı hiçbir firmanın ülkemizde faaliyette bulunmaması gerçekten ilginç bir noktaydı. Ama nihayet bir firmanın dikkatini çekmiş gibi gözüküyor..
Amerika’da faaliyette olan Best Buy adlı firma Ekim 2009’da Türkiye’de ilk mağazasını açacağını açıkladı. Firmadan gelen açıklamaya göre şu anda Türkiye’de inşaatı devam eden ve açılmayı bekleyen 56 adet alışveriş merkezi bulunmakta ve firma bu alışveriş merkezlerinin hepsinin yönetimleriyle görüşmelerini sürdürmekte. Ayrıca yapılan açıklamada ilk mağazanın İzmir’de açılacağı daha sonra başta Ankara ve Bursa olmak üzere Türkiye’nin büyük kentlerinde mağazaların açılmaya devam edileceği belirtilmekte. Firmanın açıklamalarına bakılırsa daha şimdiden birçok şehrimizde hızlı bir şekilde Best Buy mağazalarının açılacağını söylemek yanlış olmaz sanırım.
Bir teknoloji devinin daha ülkemizde açılmasını, dikkatleri üzerine çekmek ve müşterileri çekmek için nasıl promosyonlar, kampanyalar yapacağını ve ne gibi pazarlama stratejilerine başvuracağını hep birlikte bekleyip göreceğiz..

8. Bahar Şenlikleri

Gönderen Onur Süvarioğulları on 5/11/2009 04:00:00 ÖÖ yorum (0)

Malumunuz bahar şenliklerimiz geldi geçti.üniversite öğrencisinin dört gözle beklediği bu şenlikler bazen istenildiği gibi sonuçlanamıyor.Her üniverstenin kendi bütçesine göre düzenlediği bu şenlikler çeşitli aktiviteler olmaktadır.Ekonomi üniversitesinin bu seneki düzenlediği bahar şenliği bence ekonomi üniversitesine yakışmadı.gecen yılllarda okulumuzda düzenlenen bahar şenliklerinde,öğrenciler inanılmaz tat almışlardı.Gerek çağırdığı sanatçılarla gerekse sunduğu aktivitelerle tam anlamıyla şenliklerin hakkını verdiği söylenebilir.Ama bu seneye baktığımızda bütçe yetersizliğinden dolayı veyahutta başka nedenlerden dolayı etkili olduğu söylenemez.Sonuçta okulumuz bu bahar şenliklerini sadece öğrenciler eğlensin vede sitresini atsın diye düzenlemiyor bu şenliklerin yapılmasıyla okulumuz aynı zamanda kendi reklamınıda yapmaktadır.Fakat hangi düşünceyle düşündüler bilemiyorum ama ekonomik kriz dolayısı ile ilk başta yapılmamasına karar verilmiş bahar şenliklerinin.Fakat Mütevelli Heyet Başkanı Ekrem Demirtaşın kararı ile ertesi sabahı 100.000tl lik bir bütçe ayrılmasına karar verilmiş.Tabi sadece bu bütçeyle bahar şenlikleri düzenlenmiyor sponsor şirketlerdende hatırı sayılır mevlalar geliyodur tabi ama gene bu seneki sponsorlara baktığımızda geçen senelerden farklı olarak güçlü sponsorları göremiyoruz.Tabi bunu sadece ekonomik krize bağlamak doğru olurmu bilemiyorum.Ama bu ekonomik kriz bizim okulu nasıl böyle bu kadar etkiliyor anlayamıyorum.Sonuçta öğrencilerden gene aynı öğrenim ücretinin parasını alıyor.Öğrenci sayısındada bir azalma yok yada 5-6 aylık bir zaman diliminde öğretim görevlilerinn yada yanında istihdam ettirdiği insanların aylık maaşları birden değişmemiştir sanırım.Gerçekten anlamak zor yani. hocalarımız bize derste öğrettiği,ekonomik krizde bir şirketin reklam giderlerini kısması doğru değil bunu bir masraf olarak görüyolar demişti.Derste bunu bize öğretiyolar ama uygulamaya geldimi olmuyor işte.Diğer üniversitelerin bahar şenliklerinde aktivitelerine ve cagırdığı ünlülere bakıyorumda acaba onları ekonomik kriz teğet mi geçti diye düşünmeden edemiyorum yani.Mesala itü tarkanı,okan üniversitesi Kenan Doğulu,Sagapo Kajmer ve Kolera,gazi üniversitesi demet akalın,ceza,manga,bilkent üniversitesi Nil Karaibrahimgil ...

EN İYİ TATİL STRATEJİSİNİ YAP, BLAST’TAN PARASİNİ KAP

Gönderen Deniz Özden on 5/10/2009 02:21:00 ÖS yorum (0)

Süper bir tatil planınız var ama paranız mı yok?
Hepimizin bildiği üzere Blast tekstilde tamamen genç bir çizgiye sahip. Blast bu çizgisini gençler için hazırladığı bir kampanya ile sürdürmeyi hedefliyor. Maceracı gençler için süper bir kampanya başlatan Blast kampanyanın ismini de Blastatil koydu.

Gençlerden tamamen hayal güçlerini kullanarak tatil planlamaları isteniyor. Yurt içi ya da yurt dışı fark etmiyor, düşlenilen tatilin rotası belirlenip, bütçesi hazırlanıp, www.blastatil.com adresinden başvuru yapılıyor. Başvuru 20 Nisan 2009 tarihinden 22 Haziran 2009 tarihine kadar yapılabiliyor.

Kampanya sonunda 5 kişilik jüri tarafından değerlendirilen tatil fikirlerinden en başarılı 4 tanesi finale kalacak. 4 finalist ile yüzyüze mülakat yapılacak ve en başarılı olan tatilin fikir sahibine büyük ödül olarak düşlediği tatili gerçekleştirebilmesi için hazırladığı bütçe miktarı kadar para verilecek. Ancak, istenilen şey bu para ile o tatili gerçekleştirmek, yani yarışmayı kazanan katılımcı, tatilini yarışmaya katıldığı tatil planına sadık kalarak gerçekleştirmek zorunda, belgelerle ve faturalarla hatta fotoğraflarla, bu tatili ve o miktarı kanıtlamak zorunda. Teselli olarak ise dereceye giren ilk 50 kişiye ise Blast markalı hediyeler verilecek.

Jürinin değerlendirmesinde dikkat edeceği hususlar ise tatil planının uygulanabilir olması, güvenlik riskleri içermemesi, zengin içeriğe sahip olması, yöresel yerler, katılınacak etkinlikler, ulaşım çeşitliliği, makul bir bütçe içermesi. Yurt dışı tatil planlarında, katılımcının İngilizce ya da en az 1 yabancı dil bilmesi zorunluluğu var.

Bu tip kampanyalar ile gençler hem hayata hazırlanıyor (bütçe ve parayı makul şekilde kullanma açısından), hem de böyle fırsatları değerlendirerek kendilerini de gösterme fırsatı yakalıyorlar.

SINIR TANIMAYANLARDAN JETTFON...

Gönderen İlayda Güngör on 4/26/2009 11:15:00 ÖÖ yorum (0)




Telefonlar ve telefonla konuşmak.. Hangimiz vazgeçebilir ki telefonlarımızdan, telefonla konuşmaktan. İstediğimiz an istediğimiz kişiye ulaşmaktan. Telefonlar hayatlarımıza o kadar girmiştir o kadar yer etmiştir ki artık, telefonlarımızın olmadığı bir hayatı düşünemeyiz bile.
Bu iletişimin bir de maddi boyutu var tabiki. Hatta belki de çoğumuz için en önemli boyutu, özellikle de bugünlerde içerisinde bulunduğumuz gibi kriz ortamlarında.
Maddi boyutun önemli olduğu durumlarda da telekomünikasyon şirketleri yeni tarifeleriyle ve yaptıkları kampanyalarla ön plana çıkmaya çalışmaktadırlar. Özellikle son yıllarda çoğu kişinin elinde bir cep telefonu olması ve telekomünikasyon şirketlerinin yapmış oldukları büyük atakla sabit hat kullanımı büyük oranda azalmış ve insanlar neredeyse tamamen cep telefonu kullanmaya yönelmişlerdir. Bu durum ülkemizde faaliyette bulunan sabit hat şirketi olan Türk Telekom’ u da bir atak yapmaya, yeni kampanyalar üretmeye, yeni tarifeler çıkarmaya zorlamıştır. Türk Telekom da bugünlerde çıkardığı yeni tarifelerle sabit hat kullanımını daha cazip hale getirmeye çalışmaktadır. Türk Telekom’ un en son çıkardığı tarife olan Jettfon’ la kullanıcılar ayda belli bir sabit ücret ödeyerek şehir içi ve şehir dışındaki tüm sabit hat kullanıcılarıyla sınırsız bir şekilde konuşabileceklerdir. Önce Jettvel sonra Jettfon' la Türk Telekom’ un sabit hatlara yönelimi arttırmaya çalıştığı açıkça görülmektedir. Bu yeni tarifenin reklam kampanyasını da yine daha öncekiler gibi Cem Yılmaz yürütmektedir ve reklamında da yine Cem Yılmaz oynamaktadır. Türk Telekom Cem Yılmazlı reklamlarla birlikte, halkın ünlü komedyene olan sempatisini kullanmayı amaçlayarak tarifeyi büyük bir kullanıcı kitlesine duyurmaya çalışmaktadır.
Bakalım Türk Telekom’ un Cem Yılmaz seçimi ve Cem Yılmaz’ ın yürüttüğü reklam kampanyası bu yeni tarifeye yeteri kadar dikkat çekebilecek mi ve Türk Telekom hedeflenen kullanıcı kitlesine ulaşabilecek mi..

*ONITSUKA TIGER VENDİNG MACHINE*

Gönderen İlayda Güngör on 4/25/2009 02:00:00 ÖS yorum (0)



Hepimizin olmazsa olmazlarındandır alışveriş... Özellikle giyime, ayakkabıya, aksesuara talebin hiçbir zaman azalamayacağı şüphesiz bir gerçek.
Modaya göre giydiklerimiz değişir, vitrinler değişir; ama ayakkabıya daha uzun soluklu bir eğilim vardır hep... Bunun en somut örneklerinden Converse yıllardır başarıyla ayaklarda kalmayı başarıyor. Converse bu kadar popüler olmadan önce de moda olmayı başarmış markalar oldu hep; ama hiçbiri Converse kadar başarılı olmayı başaramadı desek yanlış olmaz sanırım.
Günümüzde Converse' in başarısına ortak olma yolunda ilerleyen bi marka var. Bir Japon markası olan Onitsuka Tiger' a eğilim her geçen gün artıyor. Converse kadar yaygın olmamasına karşın her geçen gün Onitsuka Tiger meraklıları çoğalıyor.
1949 yılında Onitsuka olarak kurulan şirket geleneksel spor ayakkabı anlayışına orjinal fikirler getirerek dikkatleri üzerine çekti. Japonya' daki ilk basketbol ayakkabısını tasarlayan Tiger rahat yapısı ve dizaynıyla kısa zamanda başarıyı yakaladı ve 1960' tan itibaren sadece Japon sporcuların değil diğer yabancı sporcuların da tercihi haline geldi.
Geçen sene Onitsuka Tiger yepyeni bir satış tekniği ile rakiplerini şaşırttı. Londra Carnaby Caddesi' ne yerleştirilen bir makineyle müşterilerine ulaşmayı hedefleyen Tiger, bu ilginç fikri Uniglo' dan almışa benziyor. Uniglo geçtiğimiz senelerde kıyafetleri makineler yoluyla satma fikrini ortaya çıkardı. İlgi gören bu trende geçtiğimiz sene Onitsuka Tiger da katılmış oldu.
Makinede Mexico 66 adlı tek bir model var ve sadece 24 çift bulunuyor. Bir diğer olumsuz özellik ise yalnız 6 numarası bulunması ve makineden alınan ayakkabıların iadesinin olmaması. İlgiyi arttırmak için önceden ilan edilen günlerde bedava ayakkabı kazanma şansı sunuluyor. Bedava ayakkabılar için verilen kartlar sadece makinelerden değerlendirilebiliyor; fakat makinede ayakkabı kalmadığında bu kartları değerlendirme imkanı yok.
İlginç bir satış tekniği olan bu makinenin Londra' da ne kadar ilgi gördüğünü bilemiyorum; ama Türkiye' de böyle bir hizmetin nasıl muamelelerle karşılaşabileceğini tahmin etmek zor olmaz sanırım...



ÜNİVERSİTEYİ BİTİRİYORUM!

Gönderen Onur Süvarioğulları on 3/22/2009 11:49:00 ÖS yorum (2)



İş dünyasında sürekli artan rekabet ve değişimler üniversite mezunları için,iş hayatında zor bir başlangıç hazırlıyor.Bu durum üniversite ögrencilerinin kendilerini her konuda geliştirmesini zorunlu kılmaktadır.Bildiğiniz üzere üniversitemizde her öğrencinin en az 2 ay staj yapma zorunluluğu vardır.Bu yazını staj yaparak geçirmeyi düşünen arkadaşlarımızı şimdiden bir telaş sarmıştır acaba stajımı nerde yapmalıyım diye fakat staj yapacak yer bulmak oldukça zordur eğer bi tanıdığınız yoksa. Artık günümüzde insanlar işini genellikle gazeteye verilen iş ilanların yerine kariyer sitelerinden buluyor.Buda kariyer sitelerini cazip hale getiriyor.Bu alandada rekabet gün geçtikçe artıyor.Tabi rekabet artıkça bu alanda yeniliklerde artıyor.Türkiyede şu anda çok saydıda kariyer sitesi var fakat belli başlı sayabileceğimiz 3-4 tane site var.Bunlar secretcv.com,yenibiris.com,insankaynaklari.com ve kariyer.net.Geçen sene yazın bu siteleri gezerken bir şeylerin eksik olduğunu düşündüm çünkü Geçen sene şirketlere staj başvurusu yapmak için bu siteleri araştırdım fakat bitane bile staj iş başvurusu ilanı bulamamıştım. Secrectcv bu eksikliği görmüş olmalıki 6 ay önce Üniversiteyi bitiriyorum adlı projeyi başlattı."Her üniversiteliye bir iş" sloganıyla başlattığı projenin başlıca amaçları iş hayatına hazırlanan üniversite son sınıf öğrencilerine ulaşarak, aradıkları doğru işi bulmalarını,Öğrencileri "yeni mezun" arayan Türkiye’nin en iyi firmalarıyla buluşturmayı,İnternet ortamında cv hazırlamaları ve iş görüşmelerinde neler yapması gerektikleri konusunda bilgilendirmeyi,1, 2, 3. sınıf öğrencilerine staj imkanları yaratmayı ve Öğrencilerin geleceklerini profesyonel olarak yönetmelerine destek olmayı hedefliyordur.Proje kapsamında,www.universiteyibitiriyorum.com adlı siteden üniversite öğrencilerinin ve yeni mezunların proje hakkında detaylı bilgi edinebilecekleri, cv oluşturarak projeye dahil olabilecekleri, üniversite etkinlik tarihlerini ve görsellerini takip edebilecekleri, part-time, staj ve yeni mezun iş ilanlarına online başvuru yapabilecekleri, iş yaşamına dair her alanda kazanımlar sağlayabilecekleri bir buluşma noktası oluşturulmuştur.6 ekimde başlayıp 2 ay boyunca 23 ili, 48 üniversiteyi, 88 kampüsü dolaşarak yaklaşık 1.100.000 öğrenciye ulaşılmıştır.48 üniversite arasında Ekonomi üniversiteside bulunmaktadır.
Fakat fotoraftanda görüldüğü üzere üniversitemizde öğrencilerin pek ilgisini çekmemiştir.Fakat bu projeyle birlikte secretcv diğer kariyer sitelerine göre şimdilik bi adım öne geçmiştir bence çünkü aktivite yapılacak üniversiteye gitmeden önce afişlerin okula asılması,radyosu olan üniversitelerde radyo spotları kullanılması,üniversite web sitesinde 1 hafta önceden banner çalışması yapması,reklam çalışmarı,ulusal ve yerel basın bülteni ve özel röportaj çalışmaları gibi etkinlikleriyle ismini güzel bir etkinlikle duyurmuştur.

İNDİRİM İSTEYEN TURKCELL'LİLER PARMAK KALDIRSIN!!!

Gönderen Deniz Özden on 3/22/2009 02:09:00 ÖÖ yorum (1)

Hepimizin bildiği gibi Avea, Turkcell ve Vodafone arasında çok büyük bir rekabet yarışı var. Son 4.5 aydır bu rekabet yarışına kampanyalar damgasını vurdu. Bu firmalar numara değiştirmeden hat değiştirme fırsatından sonra çok büyük kampanyalara imza attılar. Ama Turkcell her zaman bir adım önde oldu. Bunun nedeni de sadece hatlar üzerinden yaptığı kampanyalar değil aynı zamanda müşterilerine her alanda avantaj sağlamasıdır. Turkcell'in 1.5 ay boyunca sürecek olan yeni kampanyasının adı "indirim isteyen Turkcell'liler parmak kaldırsın".

Turkcell 2008 yılında marka işbirlikleriyle yaptığı kampanyalarla müşterilerine 120 Milyon TL kazanç sağladı. Bu kampanyanın 2009 versiyonu ile karşımızda olan Turkcell anlaşma sağladıkları 20 marka ile müşterilerine 1.5 ay içinde 25 Milyon TL kazanç sağlamayı hedefliyor. 15 Mart 2009 tarihinde kampanyanın başlaması ile Turkcell, müşterilerine alışverişlerinde yüzde 15 ile yüzde 50 arasında indirim ve ayrıca bazı alışverişlerinde ise kontör veya dakika kazandıracak.

Kampanyadan yararlanmak ise çok basit. Kampanyadan yararlanmak isteyen Turkcell'liler, kampanya kapsamındaki mağazalardan alışveriş yaptıkları sırada, markanın ismini 8815'e kısa mesaj olarak atacaklar ve gelen şifre ile o şifreyi almak için kullandıkarı Turkcell telefon numarasını kasa görevlisine vererek kampanyadan hemen faydalanabilecekler. Ücretlendirme olarak kampanya şifresinin gönderildiği mesaj, normal SMS olacak, yani 1 SMS yada 2 kontör olacaktır.

15 Mart ile 6 Mayıs 2009 tarihleri arasında geçerli olacak kampanyadan faturalı ve hazır kartlı, bireysel ya da kurumsal tüm Turkcell müşterileri yararlanabiliyor. Kampanyada; Accessorize, Bimeks, Boyner, Burger King, Chakra, Colin's, D'S, Damat&Tween, Fabrika, Hotiç, İpekyol, Joker, Koton, Mudo, Mudo Consept, Polo Garage, Pop Eyes, Sbarro, Shell ve Twist markaları yer alıyor. Müşteriler istedikleri markalardan alışverişlerinde anında yararlanabilecekler ancak bazı kısıtlamalar da var, Turkcell'lilerin bu kampanyadaki kısıtlamaları ise Burger King, Sbarro ve Pop Eyes mağazalarının avantajlarından 10 kez, Shell kampanyasından 1 kez, diğer markaların avantajlarından ise herbiri için 3 kez yararlanma hakkına sahip olmaları. Ayrıca Turkcell'lilerin eğer bir Shell Clup Smart Card sahipliği de varsa Shell'den yapacakları toplamda 300 TL'lik alışverişlerinde 100 kontör veya 25 dakika kazanacaklar.

Eminim ki bu kampanya benim gibi alışveriş çılgını bütün Turkcell'lileri çok sevindirdi. Ayrıca böyle indirimler sağlayarak bu kriz döneminde mağazalara müşteri çekecekleri de kesin. Çünkü, Turkcell'in Boyner ile yaptığı yılbaşı için ek yüzde 15 indirim kampanyası, Boyner'e yarım milyondan fazla müşteri çekmişti.

ANTALYA'DAKİ DURAKLAR AKILLANDI...

Gönderen Deniz Özden on 3/21/2009 05:18:00 ÖS yorum (1)



İnsanların belli başlı sorunlarından biri de otobüs beklemektir. Kimimiz işe giderken, kimimiz okula giderken; acaba otobüsü kaçırdım mı, otobüs ne zaman gelecek, biraz daha beklersem okula veya iş yerine geç kalır mıyım? gibi sorular olur hep aklımızda.

Antalya halkının artık böyle bir sorunu kalmadı. Duraklara yerleştirilen ekranlar veya cep telefonları sayesinde hangi otobüsün veya minibüsün ne zaman geleceğini rahatlıkla öğrenebilecekler. Antalya'da yapılan bu yenilik Türkiye'de ve dünyada bir ilk oldu. İstanbul ve birçok ilde proje kapsamında olan bu yenilik Antalya'da gerçekleştirildi. Şimdiye kadar otobüslerin ne kadar sıklıkta hangi duraklardan kalkacağı internetten öğrenilebiliniyordu. Artık Antalya halkı için akıllı duraklar sayesinde otobüslerin dışında minibüslerin de kalkma saatlerini ve hangi güzergah üstünden geldiklerini öğrenmek hayal olmaktan çıktı.

Durakta beklerken otobüsün veya minibüsün ne zaman geleceğini ve şu anda nerede olduğunu öğrenmek insanlar için çok önemlidir, çünkü bizler zamanı belli olmayan bir şeyi beklemektense belli zamanda olacak şeyleri beklemeyi tercih etmişizdir. Bu akıllı durakların üzerindeki küçük bir LCD ekran sayesinde ekrandan minibüs isimlerine ve o anda minibüslerin tam olarak nerede bulunduklarına ait bilgileri rahatça edinebilecekler.

Bu akıllı durak hizmetinin diğer bir avantajı ise insanlar işyerlerinden yada okullarından ayrılmadan, yani durağa gitmeden de istedikleri otobüsün veya minibüsün bilgilerine cep telefonları üzerinden internet yada sms yoluyla ulaşabileceklerdir. Bu özellik için Antkart Kart Teknoloji Hizmetleri AŞ, Turkcell ve Avea ile anlaştıklarını, şu an için vodafone firmasının teknik olarak yeterli olmadığını ancak kısa süre içinde vodafone'nun teknik konuda gelişip uyum sağlanacağını açıkladı. Bir yıl içinde tamamlanan bu sistem insanlara çok büyük yarar sağladı, halk'a bu sistem hakkındaki düşünceleri sorulduğunda çok olumlu yanıtlar alındı. Antalya ile başlayan bu yeniliğin, İzmir'de yaşayan bir birey olarak özellikle İzmirde ve birçok ilde gerçekleşmesini sabırsızlıkla bekliyorum...

FENERBAHÇE COŞTURUR FENERCELL KONUŞTURUR!!!

Gönderen İlayda Güngör on 3/14/2009 02:12:00 ÖS yorum (0)





Hepimizin bildiği gibi Türkiye' de futbol denilince akan sular durur. Takımlara destek vermek için her şeyi yaparız... Spor kulüpleri de taraftarların bu desteğini ticarete dökmek, takımlara destek başlığı altında gelir elde etmek için çeşitli projeler üretirler. Bu projelerin en yenisi Fenercell; Avea ve Fenerbahçe Spor Kulübü' nün ortak projesi olan bu ürün Türkiye' de bir ilk!...
Galatasaray,Fenerbahçe ve Beşiktaş gerek sahada olsun gerekse ticari anlamda olsun birbirilerinin en büyük rakipleridir. Kulüplere bağlı şirketler farklı bir çok sektörde hizmet vermekle birlikte, bunlardan en çok göz önüne çıkan kuşkusuz takımların aksesuarlarını, tekstil ürünlerini piyasaya sunan zincir mağazalrdır. 2000 yılında Fenerium, 2001 yılında Bjk Store, 2002 yılında Gs Store hizmete girmiştir. Art arda hizmete giren ve spor kulüplerine mali kaynak sağlamak amacıyla oluşturulan bu markalardan Bjk Store yabancı olan adını değiştirip, Kartal Yuvası yapmıştır ve bu değişilik sayesinde Türk Dil Kurumu' ndan 2007 yılında ödül almıştır. Online satış imkanı sağlayan bu markalardan Bjk Store yeni adıyla Kartal Yuvası Türkiye' de ilk kurulan ve hala hizmet veren alışveriş siteleri arasında yer almaktadır.
59 mağazasıyla adından söz ettiren perakendecilik sektöründe oldukça iyi bir başarı yakalayan Fenerium rakiplerinden farklı tasarımları ve ürün çeşitliliğiyle ayrılmaktadır. Özellikle Galatasaray taraftarlarının şikayetçi olduğu ve belki de tekstil sektörü için en önemli kriterlerden biri olan tasarım Fenerbahçe' nin iyi bir avantaj elde etmesine neden olmuştur. İşte bu gözüken başarı Fenerbahçe' nin farklı projelere imza atarak farklı sektörlerde de adından söz ettirmek istemesine neden olmuştur...
Mobil telekomünikasyon şirketlerinden Avea geçtiğimiz senelerde de taraftarların spor kulüplerine olan bağlılığından faydalanarak farklı bir hizmet sunmuştur. Spor kulüplerinin kuruluş yıllarının telefon numarasının son 4 rakamı oluşturduğu bu yeniliğin çok fazla ilgi görmediğini sölemek yanlış olmaz sanırım. Avea' nın umduğunu bulamadığı bu inovasyon seneler sonra daha farklı daha etkili bir yolla karşımıza çıkmıştır. İşte Fenercell...
23 Şubat 2009 tarihinde hizmete başlayan Fenercell ' in amacı taraftarlarla olan bağlarını iletişim servisleriyle de arttırmaktır. Takımına destek olmak, taraftarların Fenerbahçe sevgisini Fenercell ile göstermesini isteyen Fenerbahçe Spor Kulübü, Fenerbahçe' li olmanın ayrıcalığını yaşatan cazip tarifeler sunmaktadır.
Promosyon dönemi ürünün yeniliğiyle beraber yoğun olan Fenercell' in futbolcularının yer aldığı reklamları, çoğu otobüs duraklarında yer alan afişleriyle takip etmek mümkün. Fenercell' li olan ilk 1907 kişiye de maç forması hediye ve daha bir çok cazip fırsat var. Türk Telekom ve Avea Bayileri' ne yapılabilen başvurular Fenercell' e ne kadar kolay ulaşılabileceğinin de bi göstergesi bence.
Taraftarlar Fenercell' li olmak uğruna gidip operatörlerini değiştirirler mi, var olan alışkanlıklarını değiştirirler mi bilmiyorum; ama ekranda Fenercell yazısını görmek bile bir çok fanatik Fenerbahçeliyi harekete geçirecek gibi gözüküyor.
Türkiye 'de önemli bir inovasyon örneği olan Fenercell' in ne kadar başarılı olabileceğini merakla bekleyeceğim...


Bu blog en iyi Internet Explorer'da 1024 * 768 çözünürlükte görünür...